Reklam 1
Reklam 1
Adana Günlükleri: Yeni bir sinema dilinin peşinde
Sinema

Adana Günlükleri: Yeni bir sinema dilinin peşinde

✍️ Gizem Ertürk 📅 02 Eki 2026 ⏱ 2 dk

Adana’da filmlerden bağımsız olarak festivalin kendisine de bakmaya başladım. Çünkü bu yıl yalnızca ulusal seçkideki filmlerde değil, filmlerin etrafında oluşan atmosferde de bir değişim hissediliyor.

#adanaff#adanaltinkozaff

Bu yıl festivaldeki filmlerde en çok hissettiğim ortak duygu Türkiye sinemasının alıştığımız bazı kalıplarından uzaklaşmaya başlaması... Uzun zamandır bağımsız sinemamızın etrafında dolaşan taşra, yalnızlık, aile, aidiyet gibi meseleler hala orada; fakat anlatma biçimleri değişiyor. Türlerle daha fazla oynanıyor, biçim daha çok önemseniyor, hikayenin kendisi kadar atmosfer ve duygu da anlatının taşıyıcısı haline geliyor.

“Yeni bir sinema dili oluşuyor” derken biraz bunu kastediyorum. Çünkü artık yeni filmlerde yalnızca “ne anlatılıyor?” sorusunu sormak yetmiyor. “Nasıl anlatılıyor?” sorusu giderek daha önemli hale geliyor.

Belki de son dönemde değişen şeylerden biri tam olarak bu.bSinemamız hala çok ciddi meselelerin peşinde ama onları anlatırken eskisi kadar kasılmak istemiyor.bBu durum festivalin atmosferine de yansıyor sanki.

Festivallerde yıllardır var olan o biraz mesafeli, biraz hiyerarşik havanın yerini bu kez daha açık, daha sıcak bir ortam almış gibi. İnsanların birbirine yaklaşma biçiminde bile bir değişiklik var. Yönetmen, oyuncu, eleştirmen, izleyici arasındaki mesafe biraz daha kısalmış. Daha fazla sohbet, daha fazla merak, daha fazla karşılaşma var.

Ve garip biçimde bu, filmlerin ruhuyla da örtüşüyor.

Belki yeni bir sinema dili yalnızca kameranın arkasında oluşmuyor. Onu üreten insanların birbirleriyle kurduğu ilişkide, festivalin içinde yarattığı atmosferde de kendini gösteriyor.

Karanlıkta Islık Çalanlar, Bir Arada Yalnız, Mutter, Canavar birbirlerine benzemiyor. Zaten mesele de bu değil. Mesele, artık tek bir “bağımsız sinema tonu”na mahkûm olmayan bir kuşağın kendine başka yollar araması. Türlere yaklaşması. Biçimle oynaması. Karanlığa bakarken mizaha da yer açması. Ve belki en önemlisi, kendi hikayesini anlatırken seyirciyle arasına o eski mesafeyi koymaması.

Festival kapanışa doğru yaklaşırken bu yıl bana en çok geçen duygu bu oldu. Yeni bir sinema dili oluşuyor olabilir. Ama belki daha önemlisi, bu dili konuşan insanlar da birbirlerine başka türlü bakmaya başlıyor.


Adana Günlükleri: Yeni bir sinema dilinin peşinde - alt
← Derik Fein'in "1991" Şarkısı: Nostaljinin Müzikal Bir Portresi Beş Altın Koza'lı Bir Arada Yalnız 4 Aralık'ta Sinemalarda! →
Gizem Ertürk
Gizem Ertürk✍️ 7 yazı


💬 Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!


📰 E-posta listemize katılın

Yeni yazılar ve güncellemelerden haberdar olun. İstediğiniz an ayrılabilirsiniz.

Bu site çerez kullanmaktadır. Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı inceleyin.
↑