Adana'da sinema mesaisi: Aileler, canavarlar ve Farhadi
33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde ulusal yarışma başladı. Pınar Yorgancıoğlu'nun Karanlıkta Islık Çalanlar'ı, Alphan Eşeli'nin tekinsiz Mutter'ı ve dünya sinemasının önemli isimlerinden Asghar Farhadi'nin Adana ziyareti, festivalin ilk günlerinin öne çıkan başlıkları arasında.
Adana'da hava hâlâ sıcak, sinema salonlarının mesaisi ise giderek yoğunlaşıyor. 26 Eylül'de başlayan 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde ulusal yarışmanın ilk filmleri seyirciyle buluştu. Pınar Yorgancıoğlu'nun Karanlıkta Islık Çalanlar ve Alphan Eşeli'nin Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri filmleriyle açılan yarışma, daha ilk günden aile, aidiyet, yalnızlık ve kuşak çatışmaları etrafında dolaşan iki farklı sinema dili sundu.
Yerli sinemada tür sineması adına oldukça heyecan verici bir deneme olduğunu düşünüyorum. Sinematografisi güçlü, atmosferi ağır ve rahatsız edici. Karadeniz'in sisi yalnızca bir coğrafya değil, anlatının tekinsizliğini besleyen başlı başına bir karakter gibi.
Dünya sinemasında The Babadook, Hereditary ya da Mother! gibi örneklerde korkunun aile, annelik ve travmayla kurduğu ilişkiye aşinayız. Mutter da bu damardan beslenirken kendi coğrafyasının atmosferini anlatıya taşımasıyla dikkat çekiyor.
Eşeli, gösterim sonrası söyleşide filmin çıkış noktasının annesinin hastalığı sırasında yaşadığı kişisel bir deneyim olduğunu anlatırken, fantastik unsurları toplumsal gerçekliği ifade etmenin bir aracı olarak kullandığını da vurguladı.
Bence filmin kıymetli taraflarından biri de burada. Korkuyu yalnızca korkutmak için kullanmıyor; anneliğin karanlık, yalnız ve zaman zaman ürkütücü taraflarına bakmak için kendine başka bir alan açıyor. Her şeyden önce, yerli sinemada bu tür cesur denemeleri daha fazla görmek istiyorum.
Farhadi Adana'da: İnsan ruhunun gri alanlarına bir yolculuk
Festivalin uluslararası ölçekte öne çıkan buluşması ise kuşkusuz Asghar Farhadi.
Bir Ayrılık ve Satıcı filmleriyle iki Oscar kazanan İranlı yönetmen, Altın Koza'nın Yaşam Boyu Başarı Ödülü'nün bu yılki sahibi. Isabelle Huppert, Virginie Efira, Vincent Cassel ve Catherine Deneuve gibi isimleri buluşturan yeni filmi Paralel Hikâyeler (Parallel Tales) de Türkiye prömiyerini Adana'da gerçekleştiriyor. Farhadi, festival kapsamında düzenlenen masterclass programıyla da sinemaseverlerle buluşuyor.
Farhadi sinemasını benim için ilginç kılan şey, insanı kolayca iyi ya da kötü olarak tanımlamamıza izin vermemesi. Karakterlerinin kararlarını anlamaya çalışırken kendimizi sürekli başka bir ahlaki sorunun içinde buluyoruz.
Birbirinden çok farklı sinema geleneklerinden gelen bu üç yönetmenin aynı festival programında buluşması da güzel bir tesadüf. Biri ailenin gündelik çıkmazlarına, diğeri anneliğin karanlık tarafına, Farhadi ise insan ilişkilerinin ahlaki çatışmalarına bakıyor.
Üçünün de merkezinde insan var. Ve insan, sinemanın hâlâ en karmaşık meselesi.
Salonların dışında da hayat devam ediyor
Altın Koza, 4 Ekim'e kadar gösterimler, söyleşiler, akademi buluşmaları ve özel seçkilerle devam ediyor. 30 Eylül programında ulusal yarışmanın Canavar ve Varlık filmlerinin dünya prömiyerleri de yer alıyor.
Festival takip etmenin sevdiğim taraflarından biri de bu: Bazen izlediğiniz film kadar, salon çıkışında başlayan sohbetler de aklınızda kalıyor. Bir sonraki seansa yetişmeye çalışırken yarım kalan tartışmalar, yönetmenlerle karşılaşmalar, birbirine önerilen filmler...
Adana'da sinema mesaisi sürüyor.
GIZINE'den Altın Koza notları devam edecek.
📌 İlginizi Çekebilir
🔥 Bu Hafta En Çok Okunan
📰 E-posta listemize katılın
Yeni yazılar ve güncellemelerden haberdar olun. İstediğiniz an ayrılabilirsiniz.





.jpg)



